33d5a-tel1

Biri bana “yemek yapmayı biliyor musun?” diye sorsa “derdimi anlatacak kadar” derim. Yemek yapmak yabancı dil konuşmak gibidir çünkü. Akıcı konuşursan eğer, kimse anlamasa bile zevkle dinler seni. Yemeğin görseli iyi olduktan sonra içeriğine pek bakan olmaz kısacası. Ancak konuşurken kekelemeye başlarsan eğer ne kadar önemli şeyler anlatsan da dinlettiremezsin kimseye kendini. Aslolan sağlam bir içeriğe sahip akıcı bir konuşma yapmaktır. Bunu başarabilmek için dile her yönüyle hakim olmak, tüm lehçelerini bilmek gerekir.

Benim derdimi anlatacak kadar yemek yapabiliyorum demem de bundandır. Her türlü yemeği hakkını vererek yapamam. Özellikle kış hazırlıkları konusunda henüz “beginner” seviyesindeyim diyebilirim. Malumunuz olduğu üzere deneyim gerektiren bir alandır kışlık gıdalar, pratik yapmak şarttır. Hatta kıra döke öğrenilir. Hasarı en az seviyeye indirmek içinse yapılabilecek en akıllıca şey iyi bir sözlük kullanmaktır. Kış hazırlıkları miktarca fazla gıdadan yapıldığı için herhangi bir başarısızlık durumunda çöpe gidecek para ve zaman da fazla olur pek tabii. Bu yüzden alelade bir sözlükle yola çıkmak yapılabilecek en büyük hatadır.

Hazırlıklara başlarken ilk aklımıza gelen şeyse annemizi arayıp ondan almaktır tarifi. Ne yazık ki annelerimizin yıllar boyunca edindikleri tecrübeler hep “göz kararı”dır. Bizim kuşağın sahip olduğu laboratuvar benzeri mutfaklara sahip olmadıkları için turşuya koyacakları tuz miktarını mutfak tartısıyla değil avuç hesabı ölçmüşlerdir. Ne kadar tuz koyayım diye sorsanız, at göz kararı 2-3 avuç işte deyiverir size.

Dedim ya en güzeli bir sözlük edinmektir diye. Benim de yaz geliyor yine, kışlık neler yapsam acaba diye düşündüğüm bir dönemde bir arkadaşımdan bir e-mail aldım. İyi olacak hastanın doktor ayağına  gelirmiş derler ya, benim ayağıma da kendiliğinden geliverdi doktor. Bir kitap tavsiyesinde bulunuyordu arkadaşım: Tel Dolap (Semanur Sevim, Ayizi Yayınevi). İnternetten ufak bir araştırma yaptıktan sonra hiç ikiletmeden aldım kitabı. Fiyatı da nelere vermiyoruz ki bu parayı dedirtecek kadar uygundu.

Kitap birkaç gün içerisinde elime geçti. Akşamı bekleyemeden  servisle eve dönerken hatmediverdim kitabı. Her ne kadar yazarı Semanur Sevim bu bir yemek tarifleri kitabı değil dese de, 60 küsur kışlık tarif var Tel Dolap’ta. Tarifler “reçeller ve marmelatlar”, “salamura ve turşular”, “konserveler ve kompostolar, “kuru erzaklar”, “dondurulmuş gıdalar” ve “özel lezzetler” olarak kategorilendirilmiş. Her tarifin yanında bir de boş sayfa bırakılmış ki siz kendi deneyimlerinizi, ya da başkaca yerlerden aldığınız tariflerinizi not edin. Her kategorinin başında bu tür gıdaları hazırlarken dikkat edilmesi gereken püf noktaları maddelenmiş. En güzel yanı ise tariflerin çok farklı kişilere ait olması. Her tarifin altında tarifin kime ait olduğu yazıyor.

Bence kitabın tek eksik yönü bu gıdaların hangi mevsimde hazırlanması gerektiğinin belirtilmemesi. Benim kış hazırlıkları konusunda yaşadığım en büyük sıkıntılardan biri neyi ne zaman hazırlamam gerektiğini kestirememek. Hele de her türlü sebze meyveyi her mevsim bulmamızın mümkün olduğu günümüzde meyve sebzenin en lezzetli olduğu zamanı bilmek için bir rehber şart.

Ben bu yıl kış hazırlıklarımı tamamen bu kitaba bağlı kalarak yapmayı planlıyorum. Henüz hiç denemediğim birkaç tarifi de gözüme kestirdim hatta.

Afiyetle kalın…

Kevser Demir