369d0-960px-swift_brands_south_chicago_il_meat_packing_plant_circa_1917

Birkaç yıl önce (II. Dünya Savaşı yılları), mezbahanın nazik ismi olan Swift et işleme tesisinin yakınlarında bir motelde kalıyordum.

Bahsettiğim yerde domuzları öldürüyorlardı, saatlerce, günlerce, haftalarca ve aylarca, güz yaza dönene ve yaz kışa varana dek. Boğazlarını kesiyorlardı, ardından tiz bir figan, bir çöp öğütücüsünde sahnelenen bir operayı andıran.

Nedense, o domuzları öldürmenin savaşı kazanmakla bir ilgisi olduğunu düşünmüştüm. Sanırım bunun nedeni olan bitenlerle ilgiliydi.

Motelde kalmaya başladığım ilk ya da iki hafta, bu durum beni gerçekten rahatsız etmişti. Tüm o bağırış çığırışa katlanmak zordu; ama sonra alıştım ve bu sesler herhangi bir ses gibi gelmeye başladı: ağaçta öten bir kuş sesi ya da saat sesi ya da radyo sesi ya da yoldan gelip geçen kamyonların sesi ya da insan sesi ya da yemeğe çağrılma sesi, vs.

Yemekten sonra oynamaya devam edebilirsin!

Domuzların çığlık koparmadıkları zamanlarda, sessizlik bir makinenin bozulması gibi çöküyordu.

Richard Brautigan

Çeviren: Onur Çalı