BELKİ BİR GÜN

Sana bu pembe bulutları göstermek istiyorum gecede.
Ama görmüyorsun. Gece olmuş – insan neyi görebilir ki?
Artık senin gözlerinle görmekten öte bir seçeneğim yok,
diyor,
demek ki yalnız değilim, yalnız değilsin. Gerçekten de
bir şey yok sana gösterdiğim yerde.

Sadece gecede bir araya gelmiş yıldızlar, yorgun,
bir kır eğlencesinden kamyonla dönen insanlar gibi,
hayal kırıklığına uğramış, aç, hiçbiri türkü söylemeyen,
terli avuçlarında ezik yaban çiçekleri.

Ama ben direteceğim, diyor, görmekte ve sana
göstermekte,
çünkü sen görmezsen, sanki ben de görmemiş olacağım –
hiç değilse senin gözlerinle görmemekte direteceğim –
ve belki bir gün buluşacağız başka yönlerden gelip.

NERDEYSE EKSİKSİZ

Biliyorsun, ölüm diye bir şey yok, diyor adam kadına.
Biliyorum, evet, artık öldüğüme göre, diyor kadın.
İki gömleğin de ütülendi, çekmecede,
sadece küçücük bir gül benim özlediğim.

ÇÜNKÜ

Otobüsler parmaklığın önünde durdurulduğu için
ışıklı vitrinlerdeki bebekler ellerini kollarını
oynattıkları için
bisikletli kız eczanenin önünde oyalandığı için
marangoz birahanenin camlı kapısını kırdığı için
asansördeki çocuk çaldığı kalemle yalnız kaldığı
için
köpekler deniz kıyısındaki köşklerden kaçtığı için
paslı rende ağlarla örtüldüğü için
gökyüzü kırmızı bir balıkla külrengi kesildiği için
dağdaki at yıldızdan daha yalnız olduğu için
hem bunlar, hem onlar avlandığı için
bunun için, yalnız bunun için sana yalan söyledim.

SON İSTEK

Şiire, aşka ve ölüme inanıyorum, diyor,
işte bu yüzden ölümsüzlüğe de inanıyorum.
Bir dize yazıyorum, dünyayı yazıyorum; ben varım; dünya
var.
Bir ırmak akıyor serçe parmağının ucundan.
Yedi kere bu ırmak gökyüzünün mavisi. Yeniden
ilk gerçek oluyor bu arılık, bu benim son dileğim.


Yannis Ritsos

Çeviren: Cevat Çapan, Bütün Şiirlerinden Seçmeler, Kavram Yayınları, Şubat 1995.