bd77c-chip-whiteshirt
CHIP LIVINGSTON

Annemin odasına gittim, gece 12:13’te
ve ölüyorum dedim.
Yatağımı ıslatmıştım, dikizlediğim komşuyu
görmüştüm rüyamda.
Bunu söylemedim ona. Evvelki gün,
dondurma almak için çıkmak istemediğimde dışarı
sormuştu kimi gözetlediğimi.
Kamyoneti park etmiştik
ve annem dondurma alıyordu, ben
katılmıyordum çığlık çığlığa
çocuk kalabalığına –ne de
kaslı ergen tenine krem süren Lance’a.
Bahçesinin önünde
plaj havlusuna sarılı bedeni,
karıştırdı aklımı.
Benimkiyse kendime karşıydı.
Penisim çadır kurdu
onu görünce.
İki kilot giymiştim ama
o halde bile
zorlanıyordu dikiş yerleri.

Söyleyemezdim bu yüzden
anneme rüyamda ne gördüğümü,
sorsaydı bile.
Söyleseydim aptal gibi görünecektim.
Bu kızışmamı, cinselliğini keşfeden
her çocuğunki gibi gördü,
kalıbımı basarım, fantezilerimde hep
diğer çocuklar vardı, doğru.
Bazıları basketbol takımımdan,
bazıları okuldaki bıçkınlardan,
ama genelde Lance. Çıplak
uçuyordu o gece rüyamda,
Tanrının çıldırıp beni
öldürdüğünü sandığım rüyada.
Ben de uzanıyordum
(ben de çıplaktım – taş gibi serttim)
onu saran o plaj havlusunun üzerinde
önceki gün onu saran, evinin önünde.
Anlamaya çalıştım, ucube olabileceğimi
gösteren işaretleri.
Ama bunu, benden çıkanı gösterdiğim
anda hem ağlayan
hem de gülmemeye çalışan anneme
söylemek zalimlikti.
Bunu fark etmediği için özür diledi,
erkek oluyormuşum, öyle dedi,
normalmiş metal bir kiriş gibi kabarması
benim yaşımda bir ergenin.
Tekrar özür diledi, 11 yaşında bir çocuğa
göz kulak olacak bir babam olmadığı için.
Hiç bu kadar şaşırmamıştım.
Hiç bahsetmemişti ondan.
Ve ben bir daha o kadar kızarmadım hiç,
o gece 12:26’da,
annem çarşaflarımı değiştirirken
ve ertesi günü bana çarşafları yıkamayı
öğreteceğini söylerken.

Sonra dedi ki, sokağın karşısındaki
komşudan isteyeceğim senle konuşmasını,
ne dersin?
Ya da dedi,
daha genç biriyle, oğluyla mesela
daha mı rahat edersin?

CHIP LIVINGSTON

Çeviren: Onur Çalı

İki aylık şiir dergisi Gard’ın 17. sayısında (Ocak-Şubat 2016) yayımlanmıştır.