K2 Güncel Sanat Merkezi 28 Eylül-16 Ekim tarihleri arasında Günseli Baki’nin “Git Üstüne Bir Şey Giy!” adlı kişisel sergisine ev sahipliği yapıyor.

Günseli Baki kadınların çocukluktan itibaren toplumsal ve kültürel olarak alımladığı uyarıların kendi bedeni üzerinde yarattığı yabancılaşmayı kırmak için bedenini parçalayarak ürettiği imgeleri, doğadaki form ve karşılıkları ile birleştiriyor. Fotoğrafın kendisini de kişinin kendini parçalara ayırdığı birer ayna olarak gören fotoğrafçı, verili kodları kırmak ve dönüştürmek için hatırlamamızı sağlamaya çalışıyor. Sergiye aynı zamanda 10 fotoğrafçının oto portreleri ve metinleri de eşlik ediyor. Fotoğrafçıların oto-portre ve metinleri, kadınların yaşadıkları sorunların aynılığına dikkat çekme amacını taşırken, kadın bedeninin seyirlik, gözetlenen ve bu yüzden de denetlenen bir nesne haline gelmesinin kültürel boyutuna gönderme yapıyor, sistemin dayattığı her türlü rekabete karşı kadınların her koşulda birlik olmasının önemini vurguluyor.

Sergide Fotoğraf ve Metinleri Yer Alan Fotoğrafçılar: Dilara Kızıldağ, Gülnaz Bingöl, Hale Güzin Kızılaslan, Meryem Güldürdak, Nesrin Ermiş, Nurgül Öz, Serra Akcan, Sinem Parlak, Sezgi Abalı, Şehlem Kaçar.

Sergi Metni

Bikinimin üzerine giydiğim t-shirtle sahile inerken, bir akrabamız beni kenara çekerek uyardığında on iki yaşındaydım. Neden altıma şort giymemiştim? Eril bakışın haz nesnesi olarak kadının kendi bedenine hapsedilmeye başlaması çocukluk yıllarından başlar. Eğilirken acaba göğüs çatalı görünür mü kaygısıyla elini göğsüne götürmesi, gömleğinin üçüncü düğmesini iliklemek zorunda hissetmesi gibi farkında olmadan yaptığı birçok davranışın temelinde çocuk yaşlarından itibaren içselleştirmeye başladığı uyarılar yatar. Cinselliğinden, hazlarından, sıvılarından utanması gerektiği öğretilir.  John Berger, “Görme Biçimleri” kitabında kadınların öz varlıklarının ikiye bölündüğünden bahseder. Kadın hiç durmadan kendisini seyretmek zorundadır, her zaman kendi imgesiyle dolaşır. Bir odada yürürken ya da babasının ölüsünün başucunda ağlarken bile ister istemez kendini yürürken ya da ağlarken görür. Böylece kadın içindeki gözleyen ve gözlenen kişilikleri, kadın olarak onun kimliğini oluşturan ama birbirinden ayrı iki öğe olarak görmeye başlar. Luce Irigaray’a göre eril öznenin bakışı ve görmesi kadın bedeninin bastırılmasını da beraberinde getirir. Eril bakış kadın bedenini nesneleştirir, anlamını sabitleştirir. Kadın kendi bedeniyle bütünleşemediği için kendini sürekli seyrettiği bir aynayla yaşar. “Git Üstüne Bir Şey Giy!” kadının bütünleşemediği kendi bedeninin her parçasına sahip çıkarak, kadın bedenini özgürleştirmek üzerine bir ses, paylaşarak çoğalan sesler bütünü…

Fotoğrafçı Hakkında

Günseli Baki 1976 yılında İstanbul’da doğdu. İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nden 1998 yılında mezun oldu. Accademia Italiana’da tasarım eğitimi aldı. Galata Fotoğrafhanesi Fotoğraf Akademisi’nin Belgesel Fotoğraf ve Master Class programlarını bitiren fotoğrafçı, fotoğraf alanında çeşitli atölye ve seminerlere katıldı. Fotoğraf Vakfı’nın düzenlediği Belgesel Fotoğraf Günleri organizasyonlarında görev aldı. İlk kişisel belgesel fotoğraf çalışması “EV” çeşitli şehirlerde sergilendi ve farklı mecralarda yayınlandı. Hafıza ve mekan arasındaki ilişkiyi sorguladığı çalışmalarının yanı sıra kadın kimliğinin mevcut kültürel bağlamda oluşturulma biçimlerine, toplumsal cinsiyet konularına odaklanıyor.