save.jpg

Tarantino’nun Pulp Fiction filmini bilmeyen yoktur. Filmin karakterlerini, sahnelerini, repliklerini anımsamayanlar ise mutlaka filmin tema müziği olan Dick Dale’in “Pump It”ini bilir. Hızlı bir ritm, canlı ve folklorik bir ezgi. Bir duyan bir daha unutmaz.

Türk müziğiyle ilgilenenler ise aynı ezgiyi Zeki Müren’in “Yaralı Gönül” şarkısıyla tanımış olabilir. Bu şarkıyla yeni karşılaşmışların içinde, kronolojik bir hatayla “Aa Zeki Müren, Pulp Fiction’ın şarkısını söylüyor” diyenler bile çıkabilir. Oysa Zeki Müren bu şarkıyı 1971’de seslendirmiştir, filmden tam 23 yıl önce.

Aslında dönemler boyunca onlarca sanatçının seslendirdiği bu şarkı, Anadolu topraklarından gelen egzotik bir halk şarkısıdır. Gerçek bestecisi bilinmemesine rağmen 1927 yılında Yunan sanatçı Nicholas Roubanis tarafından notaya alındığı için müzik literatüründe besteci olarak onun adı geçer. Şarkının Yunanca özgün sözleri, mısırlı bir genç kıza hitaben yazılmış aşk mısralarıdır. Böylece şarkının adı da “Misirlou” olarak bilinecektir. Tetos Demetriades’in rebetika tarzında seslendirerek ilk kez plağa aldığı şarkı, kısa zamanda farklı coğrafyalarda da kabul görecektir.

Şarkı, 1920’li yıllarda mübadele zamanında Rum asıllı Anadolu insanları tarafından bir halk şarkısından uyarlanmıştır. Zorunlu göçün mağdur insanları, heybelerinde acıları, özlemleri ve aşkların yanında bu şarkıyı da taşımıştır. Şarkının sözleri ve içindeki bazı Arap tınıları ise şarkının anavatanının Ortadoğu olduğuna işaret eder. Bu ezgi Türkler, Araplar, Yunanlar ve Museviler tarafından, kimi klezmer (din dışı Musevi müziği) tarzında, kimi klasik Türk müziği sazlarıyla, kimi enstrümantal, kimi Ladino sözleriyle yaşamıştır. Sonrasında özellikle Türkler ve Yunanlılar arasında tıpkı yemekler ve danslar gibi bu şarkı da bir türlü paylaşılamasa da şarkının geniş kitlelere ulaşması asıl 1962 yılında Dick Dale tarafından The Del Tones orkestrası eşliğinde solo gitarla seslendirilmesiyle olmuştur. Nitekim 1994 yılındaki Pulp Fiction filminde kullanılan Dick Dale versiyonu şarkının dünya çapında popülerliğini sağlamıştır.

Fox-trot’tan surf rock’a exotica’dan ladino’ya Türk müziğinden romantik popa kadar birçok tarzda yorumlanan, hepsiyle de sevilen bir şarkı bu. Şimdilerde ise önceden plağa alınmış bir eserin yeni bir yorum ile seslendirilmesi olarak tanımlanan cover çalışmalarıyla yaşamaya devam ediyor. Müzik, evrenselliği ve ölümsüzlüğüyle coğrafyalardan, enstrümanlardan, seslerden ve stillerden bağımsız olarak varlığını sürdürüyor.

Hande Çiğdemoğlu