2015-09-29 Altbezleri

Bebeklerimizden sonra ana-babamızın da altını bağlamayı öğrendiğimiz, bize bunu öğreten şiirler yazdınız siz. Altbezleriyle adet bezlerinin karıştığı lavanta keselerinin her şeye, her şeye, bütün kötü kokulara, bütün kötülüklere çare olduğuna inanıldığı günlerdi. Sizin şiiriniz bir çiçek gibi, bir lavanta gibi bütün bunların arasından kafası dik, alnı açık çıkar, bizi en beklemediğimiz, en çaresiz olduğumuz yerde güzel bir günün geleceğine, ufukta küçücük bir işaret de olsa bir kulübenin, bir ışığın olduğuna inandırırdı.

2015-30-12 Annem Bilingual

Benim annem birkaç dil bilir, en azından iki lisan diyelim. Ama okuma yazmayı kendi kendine 35 yaşında öğrendi. Şahit olduk, harf, hece, kelime…

Tanıdığım, tanırken farkına varmadığım, ilk iki-dilli insan oydu. Giritli komşularımız bir de. Bir de Almanya’dan yaz tatiline gelen Akçuraların küçük kızı.

Annem, ablası öldüğü gün diller(in)den birini, Arnavutçayı, unuttu. Unutmadı da, bir daha konuşmadı. Arnavutçayı o gün bıraktı. Arnavutça bir uzak hayal. Bir bahar iklimi. Kabristanda bir mesire yeri. Çoluk çocuk, herkes henüz hayattayken piknik. Çocukluk bir dilbilim. Dilim dilim. Dirimbilim.

2016-02-16 Gramerci vs.

Gramercinin ölümüne ek: Gramercinin ölümünü yazarken bir dilbilgisi kitabı, Farsça, Almanca dilbilgisi de olabilir, o kitaplardan birini temel alacağız, o kitapta yer alan kuralları, yerleşmiş deyişleri, deyimleri ordan aktaracağız. Bu arada Gramerci ile Mr. and Mrs. Aktaş hikayesi de bir şekilde ilişkilendirilecek. Onları özel bir bölüme, aile için locaya koyabiliriz kitabımızda. Biz, tabii, bu arada, Bay Aktaş’ı Gramercinin kendisi de yapabiliriz. Böylece Aktaş’la Gramercinin beklenmedik bir hikayesi olur. Yani Gramerci kendini çok zeki, korkunç yaratıcı biri olarak hayal ederken farkına varıyor ki yazdığı okuma parçaları birer edebi şaheser niteliğinde. O zaman ben neden kendimi bu eserlerde ölümsüz kılmıyorum ki? Kimin umrunda dolaylı tümleç? Bir zamir bir adın yerine tutarken, bir adın yerini tutarak ömrü hayatını başkalarının yerine yaşarken nasıl bir hayat bu? Nasıl yaşamak? Adı Zamir olan biri var diyoruz. Git, ona sor. Adı Zamir olan birini bu hikayeye ekliyoruz. Ve Gramercinin Ölümü böylece bir dilbilgisi, dil öğrenimi kitabına dönüşüyor ve biyografi türüne doğru yol alıyor. Başka bir dil bilmeden onu anlamak mümkün olmuyor.

—- Lydia Davis has a story called 13th Women. Very interestingly Steven Millhauser has a story starts as I have 13 wives. Find the parallels between the two stories and write The Thirteenth Man. —-

—- Lydia Davis’in 13. Kadın diye bir öyküsü var. Steven Millhauser’ın bir öyküsü, ilginçtir, “Benim on üç tane karım var” diye başlıyor. İkisinin arasındaki paralellikleri bul, 13. Adam (Koca?) diye bir öykü yaz. —-

Alkolik Erol: Bir gün Alkolik Erol hepimizi utandıracak bir şey yapmıştı. Sokak köpeği doğum yapıyordu. Ama yavrular bir türlü çıkamıyordu dışarıya. Erol bir cerrah titizliği ve bir sanatkar hüneriyle, bir heykelci, bir Burhan Uygur, bir Rodin, İlhan Kuman estetiğiyle köpeğe doğumunu yaptırdı, encekleri sildi, pakladı, köpekleri bir arsanın köşesine taşıdı, şosenin kıyısındaki kaldırım taşına oturdu, başının ellerinin arasına aldı, yerleri seyretmeye başladı. Bana rahmet yerden diyordu. Erol. Bir galon ispirtoyu aramızda para toplayıp Erol abiye hediye olarak vermiştik o gün. Günlerden salıydı, aylardan kasım. Köpeğin adı Kısmet’ti. Nişanlısı Paşa.

2016-02-16 Şehirle Kasabaya Ek

Şöyle bir şey geçsin bir gün bir hikayemde: Bütün dilenciler şehirde belediyeye çalışıyor. Belediye personeli. Belediyenin işe aldığı dilenciler hepsi.

2016-02-16 Ha ha ha Ki ki ki

Hikayemiz İngilizce Türkçe karışık ortaya, herkesin anlayacağı yalın bir dille, duru bir şekilde yazılmış, anlatım kurallarına uygun, bir hikaye olacak. Yani Herr Aktaş yerine Mr. & Mrs. John Smith de diyebileceğiz, Onlar Türkiye vacation için gelmek var. Kadıköye gidiyorlar, Kadıköye giderlerkene onlar ferryye binip the other side’a geçiyorlar. Böyle anlatıyoruz tatillerini, tatilde gittikleri yerleri, lokantada başlarına gelenleri, otobüs garajında, antik tiyatroda, pazarda, süpermarkette ve bakkal efendide karşılaştıklarını karşılıklı konuşmalar şeklinde veriyoruz, ve hikayemiz böyle devam ediyor. Biz de iki kelimeyi bir araya getirmekte zorlanıyoruz artık. Yani Türkçeyi iyi öğrenmeden Türkçe-İngilizce hikaye yazanlara komik bir örneklik oluşturuyoruz. İroni galiba.

Elbette, tabii başka ne olabilir ki adı? Hahaha Kikiki İngilizce Dil Dersi.

2016-02-16 Ha Ha Ha Ki Ki Ki

Wir Lernen Deutsch Bayan Aktaş. Sizi daha çok sevmek için. Size sevgimizi sonsuza kadar anlatabilmek için. Onun büyüklüğünü ve ululuğunu Götenin kelimelerine dökebilmek için. Bayan Aktaş.

2016-02-16 Bağçevan

Babamla ben beyin bağçevanlarıydık. Babam açık açık beyin karısıyla yatıp kalkıyordu. “Baban hanımağayı düzüyor” diyorlardı. Bana “beyin oğlu” diyorlardı hep. Bey yokken. Annemi hiç tanımadım.