Yapı Kredi Yayınları’nın iki aylık edebiyat dergisi “kitap-lık”ın yeni sayısı çıktı. Dergi, Doğan Yarıcı ve İnan Çetin’le yeni romanları “Hodan” ve “Vadi” üstüne Murat Yalçın’ın yaptığı bir söyleşiyle açılıyor.

Mehmet Rifat’ın Proust yapıtlarında Baudelaire şiirinin sesini araştıran yazısı, Oğuz Demiralp’in şarkın aykırı şarkısı Furuğ’un Türkçe çevirilerini inceleyen yazısı, Robert Schild’in Stefan Zweig’ın veda mektubunun öyküsünü anlatan yazısı, Gültekin Emre’nin Sète şiir festivali günlüğü ve Fahri Erdinç’in Nâzım Hikmet’in evi üstüne yazdığı -ilk kez gün ışığına çıkan- uzun şiiri bu sayının öne çıkan başlıkları.

kitaplik-209_500

EDİTÖRDEN

Dünyayı bugün saran sıkıntılar, sarsan dertler gün gelir yazılır. Şu salgın günleri, karantinalı zamanlar da yazınsal yapıtlarda bir biçimde görünecek, günümüz sanatçısının üretimlerinde türlü biçimlerde iz bırakacaktır.

İnsanlığın yönünü değiştirecek büyüklükteki olayın yazına yansıması, bir yapıtın ya doğrudan konusu ya da dolaylı biçimde öğesi, motifi biçiminde olur. Bunun zamanlamasına gelince, o, sanatçıdan sanatçıya değişir. Olaylar yaşanırken de yaratılır, geçip gittikten sonra da. Üstünde durulacak şey, sanatsal üretimin ne zaman değil, nasıl olacağıdır.

Kimi yazar acıyı çekilirken çığlığa dönüştürür, kimiyse çok zaman sonra kalan izleri sürerek acıyı anıtlaştırır. Yazınsal değeri belirleyen yine, her zaman, sanatsal nitelikler, kıstaslar olacaktır.

Klasik yapıtlara dönüp baktığımızda yazarların çağlar boyu türlü yollarla, türlü biçimlerde tanıklıklarını belgelediklerini görürüz. Doğrudan ya da dolaylı, hemen ya da sonra… Yazardan yazara değişir.

Bazen dünyayı sarsan olayların göbeğinde yaşayan yazar böyle bir olay hiç yaşanmamış gibi davranır. Kendi dünyasının dışında olup bitenlerle ilgisi yoktur görünürde. Bu durumda bile biz yine onun yapıtlarını –üretildiği zamanı, yeri, toplumu göz önünde tutarak– tarihsel bağlamı içinde değerlendiririz.

Bazen de kendi dönemine, coğrafyasına ait olmayan ama tarihte yer etmiş bir insanlık durumunu o dönemde yaşamışların yapıtlarından daha güçlü, daha etkili biçimde dile getirir.

İş, yazarın gücüne, değerine, düzeyine bakar. Yapıt dediğimiz, tarihin dışında değil, onun üstündedir. Aşkın, “müteal” nitelikleriyle, yüksek özellikleriyle, zamana dayanma gücüyle oradadır.

Yaşadığımız günler de sanatın her alanında anıtsal yapıtlara bürünecek, bugünün yası yarının güzelliği olacaktır.

İÇİNDEKİLER

Doğan Yarıcı ve İnan Çetin’le yeni romanları “Hodan” ve “Vadi” üstüne söyleşi: Murat Yalçın

ŞİİR

HAYDAR ERGÜLEN
İZZET GÖLDELİ
ÖMER ERDEM
ASUMAN SUSAM
OKAN ALAY
ALPER BEŞE
ALİ VOLKAN ERDEMİR
HAKAN TABAKAN
EZGİ ŞİMŞEK
FAHRİ ERDİNÇ

ŞİİRSEL

TAYLAN ALTUĞ – Grek Sanatına Övgü: “Bergama Heykeltraşları”
OĞUZ DEMİRALP – Şarkın Aykırı Şarkısı
ERKUT TOKMAN – Yerlere ve Göklere Yazılan Narlı Bir Aşkın Anatomisi: İdilikler

ÖYKÜ

MUZAFFER KALE – Bükülme Çizgisi
ZEHRA TIRIL – Bir Uzağın Ortasında
SELÇUK EREZ – Gölge
DENİZ ÖZBEYLİ – Kırk Beş Sene Önceki Hata
SABA ÖYMEN – Sonrası
ELİF ERDOĞAN – Son Pazartesi / Divanda / Kimsin soru işareti
DİLARA DADBİN – Ve Evden Eve Evrilmek

İNCELEME

MEHMET RİFAT – Proust’un Yapıtlarında Baudelaire’in Dizeleri Dolaşıyor
M. SADIK ASLANKARA – Öykücünün Tiyatro Yazınımızda Yeri…
MEHMET AKİF TUTUMLU – Sándor Márai’de Aşk, Yalnızlık ve Varoluş Üzerine

GÜNLÜK

GÜLTEKİN EMRE – Sète Günlüğü: “Hayatın Sesi”

BABİL KULESİ

MERT TANAYDIN – Hüseyin Can Erkin’le Bir Söyleşi
ROBERT SCHILD – Stefan Zweig’ın ölümünden 30+20+20 yıl sonra gelen veda mektubu
NECMİ SÖNMEZ – Bir Ressamın Sıradışı Günlüğü: Yolu ve Yazgısı İstanbul
ÜLKÜ ŞAHNA – “Temel soru artık niçin sorulmaz oldu?”
YUSUF ÇAĞLAR – Cemil Sena’nın Nirvana’sı

BULMACA

ERSİN TEZCAN