LAST_quadFINAL

-1-

Joanna siyah gece elbisesiyle uzanıyor yatağa, büyük bir güven ve huzur duygusu içinde, neredeyse bir sığınak buluyor orada. Alex az önce onu yatağa çağırırken, “Birkaç saatimiz var,” demişti, “ve bu birkaç saati başka şeyler hakkında konuşarak harcamak istemiyorum.” Böylece Joanna hiçbir şey söylemeden, kendini hafifçe yatağa bırakıyor. Saatler, diyorum, yoksa en çok böyle durumlarda mı sayılıyor?

-2-

Alex, evet, onu yatağa davet ediyor; ama eliyle nevresime hafifçe vurarak yapıyor bunu, bir çocuğa ya da bir kediye işaret eder gibi. Film boyunca aralarındaki fiziksel çekim ekranın bu tarafına nasıl da yansıyor! Ama o gece sadece yan yana uyumakla yetiniyorlar. Aşkı, yarattığı tüm tensel davete direnerek -yine de- yaşamak! Sonradan gözyaşları ve kalp acısıyla hatırlanacak sessiz, hazin bir tören.

-3-

Öte yanda, diğer şehirde, ateşler yanıyor! Kendisiyle yakınlaşma sinyalleri veren Laura’ya uzun süre direniyor Michael, ama sonunda, ‘sonuçta tek gece’ duygusu (herhalde) ağır basıyor. İşte böyle: Michael daha sabahında pişman olacağı bir gece yaşarken, New York’ta Joanna sevdiği kişinin yanında bebekler gibi uyuyor. Bebekler gibi – ama soru orada asılı duruyor: Gerçekten aldatan kim?

-4-

Dörtlüde en az işlenen karakter Laura gibi duruyor. Sanki başta onu bir femme fatale olarak düşünmemiz isteniyor, ama filmde göründüğü son sahnedeki bakışı, o boşluğa bakış, durumun o kadar basit olmadığını söylüyor bize. Kendi beklentisizliği ve sessizliği içinde Michael’a duydukları tensel olandan öte, belli ki. Üstelik havuzda geçmişiyle ilgili anlattıkları Laura’yı daha sahici, yaşamış bir karakter yapıyor.

-5-

Zaten bir bakışlar filmi Last Night. Bakışlar baskın. Tedirginlik, özlem, aşk ve şehvet, hepsi bakışlarda yansıyor. Michael’ın ürkek ve ‘her an bir hata yapabilirim’ bakışı Laura’yı güldürüyor, ihtimal onu daha cazip hale getiriyor. Joanna, beni sev, beni anla dercesine bakıyor. Alex, havai ve romantik bir Fransız, ama ara dere gerçeklik yüzüne çarptığı zaman yüzünün aldığı hali görmek gerek, orada üzülen bir çocuk çıkıyor yüzeye. Ve işte en son, Laura’nın bakışı, o son bakış…

-6-

Last Night’ta olaylar bir gecede geçiyor, dün gece oluyor her şey yani; sabah, hayat (görünüşte) eski haline dönüyor. Kelimenin çift anlamından yararlanmak da mümkün burada, başına koyacağımız bir definite article ile filmin adını The Last Night yapabiliriz ve bu isim de yine gecenin mahiyeti hakkında bir şeyler söyler. Artık hayale sadakatin mi, yoksa gerçeğe ihanetin mi son gecesi, buna karar vermek izleyiciye kalıyor.

-7-

Bir ara, Andy’nin köpeği Lucy’ye yemek vermek için onun dairesine uğruyorlar. Mutfakta daldan dala atlayan diyalogda şu kısım öne çıkıyor:

Joanna: Şu an benim için bu mutfağı bitirdin!
Alex: Nasıl yani?
Joanna: İçinde olarak. Ben her zaman geliyorum buraya ama şimdi sen varsın.

-8-

Joanna, kitap tanıtım yazıları yazarak kazanıyor hayatını. Bir de romanı var. Ama Alex onu arkadaşlarına tanıtırken “She writes books” diyor, son kelimeyi biraz bastırarak. Görünen o ki, Joanna ikinci kitabını hazırlamakta zorlanıyor. Ona göre bir yazar zaten hayatı boyunca ilk kitabıyla yaşar: “İlk kitap bir bakıma kendi kendine ortaya çıkıyor.” Ama sonrasında hep şüpheler geliyor. Belki bu doğrudur. İkinci kitap daha zor olmalı. Bir bilebilsem!

-9-

Parti sahnesinde elinde Lucy’nin kayışıyla eğreti bir şekilde koltuğa çöken Alex, eski dostu Truman’ın, bu dalgacı ama tecrübeli adamın söylediklerine kulak veriyor: “Eminim, 100 günden daha fazla birlikte olmadınız.”

Öyle midir? 100 gün sınır mıdır? Böyle bir süre var mıdır? Tabii ki yoktur. Buradan, kavuşunca / kavuşamayınca diyerek Aşık Veysel’e kadar gidilir. Gene de gerçeklik payı yok değil, Truman’ın söylediklerinde. Yaşlı kurt orada formülü de fısıldıyor dostunun kulağına: Keep it as it is…

-10-

Casting mükemmel. Herkes ayrı ayrı iyi. Ama Joanna rolünde Keira Knightley fimin yıldızı, gerçekten. Onsuz bu film böyle olmazdı. Karakterin içinde bulunduğu ikilemi, şu meşhur ‘acaba başlayacak mı, başlamayacak mı’ duygusunu vermede çok başarılı. Özünde sessiz sedasız bir film Last Night, bir gece kadar sessiz yani, öyle kavga gürültü pek bulamazsınız. Ama konuşulduğunda çok şey duyuyorsunuz.

Mesut Barış Övün