Varlık dergisinin Eylül 2020 sayısının dosya konusu “Zamanlar ve Mekânlar Arasında Adalet Ağaoğlu”

Son bir yıl içinde Varlık dergisine –özellikle Yeni Şiirler/Öyküler Arasında köşelerine– gönderilen metinlerin sayısında ciddi bir artış olduğuna değinmiştik, dolayısıyla şu soruyla daha çok karşılaşmaya başladık: Şiir/öykü/deneme yayımlarken ölçütleriniz nelerdir? Soruda kastedilen, metinlerin uzunluğu kısalığı gibi teknik unsurlar değil, özellikle genç arkadaşlar bizden adeta şiiri, öyküyü tanımlamamızı istiyorlar, hatta Varlık’a göre öyküyü, şiiri… Mümkün mü böyle bir şey!? Bu kişilerin büyük bölümünün edebiyat okuru olmadığı ileri sürülebilir, evet, ama biz onların daha yolun başında olduklarını göz önünde bulundurarak sınırlı yerimizde elimizden geldiğince görevimizi yerine getirmeye çalışacağız.

Herhangi bir edebî türün onu tanımamızı sağlayan birtakım özellikleri vardır. Bir yapıta bu özellikler dolayısıyla öykü, şiir, roman vb. deriz ve geleneği olmayan bir türden bahsedemeyiz. Bugün Gargantua ve Don Quijote gibi kitapları roman türü içinde saymamızı sağlayan bir gelenek var. Peki ama roman türünü doğuran bu yapıtların ilk okurları olsaydık onlara ne diyecektik?

Tarih boyunca yazılan bütün şiirleri, öyküleri ayrı ayrı paydalarda buluşturan, bize “işte bu bir şiir”, “bu bir öykü” dedirten birtakım özellikler bulunduğuna inanmak rahatlatıcı ama İlhan Berk’in Mısırkalyoniğne’sinin bir şiir kitabı olduğunu Yunus Emre anlar mıydı sizce; Dante, Tristan Tzara’nın şiirlerini okumaktan keyif alır mıydı? Geçmişe bakıp herhangi bir edebî tür hakkında konuşabiliyoruz, ancak bugüne ve geleceğe dair aynı güvenle konuşamayız. Tzara kesinlikle Dante’den daha ileri bir noktada değildir, sanatta yeni vardır ama ileri-geri yoktur, iki şair gerçekliği idrak etme biçimleriyle birbirinden ayrılır. Michelangelo demir bir külçenin üzerine “Gelinin Gülüşü” yazıp onu bir sanat yapıtı olarak çevresindekilere gösterseydi, muhtemelen şaka yaptığını düşünürlerdi veya aklını kaçırdığını, ancak Duchamp bir ütünün üstüne istediği şeyi yazıp onu sergileyebilir. Bir sanat eserini üretildiği dönemden kopararak anlamlandıramayız.

Gelenek deneylerle ilerler ve modern sonrasında asla tek bir gelenekten bahsedemeyiz. Her deneysel yapıt şüphe yaratır, bir türün altında/içinde konumlandırılmaya karşı koyar, kendine farklı bir tarih yazar, getirdiği yeni değerler ve araçlar ölçüsünde türün tanımının genişletilmesini veya vazgeçtiği unsurlara göre daraltılmasını ister. Şair, yazar, ressam, besteci, yönetmen, vb. öncelikle ürün verdiği türün özellikleriyle/kurallarıyla savaşa tutuşur. Gelenekten öğrendiği budur çünkü. Öyleyse –kim ne derse desin– bir edebî türe ait sabit özelliklerden bahsedemeyiz. Rimbaud’nun Baudelaire hakkında dediği gibi, “Onda göklere çıkarılan biçim aslında önemsizdir. Bilinmezin keşfi yeni biçimler gerektirir.”

Biz genç yazarlardan, şairlerden yalnızca geleneği mümkün kılan dinamiği anlamalarını bekleyebiliriz, belli birtakım biçimsel özelliklere göre yazmalarını değil. Ama şunu söyleyebiliriz: Varoluş her dönemde değişen gerçeklik/benlik algısına, vb. unsurlara göre yeniden keşfedilmelidir. Edebiyatın, sanatın bu anlamda elimizdeki tek araç olduğu unutulmamalı. Bir yazar, sanatçı bize nihayetinde şöyle der: Ben buradayım, böyle görüyorum. Gönderdiğiniz metinleri okurken nerede durduğunuzu, nasıl gördüğünüzü anlamaya çalışıyoruz. Kalıpların içini mi dolduruyorsunuz, yoksa farklı bir arayış içinde misiniz?.. Boşverin Varlık’ta veya başka bir dergide nelerin yayımlandığını, yeni bir şeylerle gelin, bizi şaşırtın, şüpheye düşürün.

Mehmet Erte

Dosya: “Zamanlar ve Mekânlar Arasında Adalet Ağaoğlu” – S. Seza Yılancıoğlu, Arzu Etensel İldem, Ayşe Eziler Kıran, Burcu Alkan, Zafer Çeler, Feridun Andaç

Gündem: Hayatta Kalmak Adına Şiddete Hayır, İstanbul Sözleşmesi’ne Evet! – Betül Dünder

Yazı: Vahram Balıkçıyan’ın “Jamanak” Gazetesinden İlk Kez Türkçeye Çevrilen Makaleleri – II (Hazırlayan ve Çeviren: Burak Süme) – Yaş Almışlar ve Yaşlılar (Nuran Direk) – Cumhuriyet Dönemi Aydınları Arasında Melek Celal Sofu (Ecem Özensoy) – Aramızdaki Ölü Dil ve Murat Uyurkulak’ın “Delibo”su (Hande Balkız) –  Murat Menteş’in “Antika Titanik”inde Trans-Gerçeklik: Tüm Bileşenlerin Aynı Anda Değiştiği Bir Evrende Anlatı Kurmak (Yalın Alpay) –  “Sosyalizm ve İnsan Ruhu” Üzerine: Kadife Yumruk: Oscar Wilde (Şerif Mehmet Uğurlu) – Yayımladığıma Pişman Olduğum Şiir (Abdülkadir Budak) – Elif Öner ve Evrim Kavcar ile “Hassas Sesler Sözlüğü” ve “Kaba Günü Yonttuğumuz İnce Bıçak” Sergileri Üzerine Söyleşi (Hıdır Eligüzel) – “Ulysses” ve Nevzat Erkmen Üzerine Düşünceler (Sevim Korkmaz Dinç) – Direnişin Kalesi Tarık Ali (Yaşar Öztürk) – Yeni Şiirler Arasında (Şeref Bilsel) – Yeni Öyküler Arasında (Jale Sancak)

Şiir: Oktay Taftalı, Ömer Erdem, Bilal Kolbüken, Nisa Nur Tetik, Murat Sezgin Yalçın, Nurgül Özlü, Bahri Butimar, Hatice Fakioğlu

Öykü: Ahmet Önel, Çağdaş Küçük

Desen: Özge Ekmekçioğlu, Barış Şehri, Bedri Karayağmurlar

Varlık Kitaplığı: “Paris Tecrübeleri: École de Paris / Çağdaş Türk Sanatı: 1945-1965” – Necmi Sönmez (Erhan Altan) – Yavuz Özdem ile “Unutmama İmgesi” Üzerine Söyleşi (Emre Karacaoğlu) – “Komadan Notlar” – Mike McCormack (Tolga Aras) – Merih Günay ile “Gezinti” Üzerine Söyleşi (Berna Erbaş İnan) – Şiir Günlüğü (Gültekin Emre) – Küresel Haberler (Zeynep Şen)

Edebiyattan resme, sinemadan sanat tarihine, çağdaş sanata, felsefeye geniş bir alanda yazılar, söyleşiler yayımlayan Varlık bu ay da Gündem, Yeni Şiirler / Öyküler Arasında, Şiir Günlüğü, Küresel Haberler köşeleri ve son çıkan kitapların tanıtıldığı Varlık Kitaplığı bölümüyle okurlarıyla buluşuyor.