Birbirinden ilginç araştırma ve derlemelerinden tanıdığımız Süleyman Bulut, merak radarlarını bu kez bilim ve buluşlar tarihine çevirdi. Pek çoğunu ilk kez okuyacağınız 100 buluşun 100 kısa öyküsü Ergün Gündüz’ün çizimleriyle “Ben Buldum!”da.

Basın bülteninden:

Arşimet’in, suyun kaldırma kuvvetini bulduğunda, hamamdan fırlayıp, “Evreka! Evreka!” diye kendini sokağa atmasının öyküsünü duymayan yoktur. Böyle “Evreka!” anları pek çok buluşta yaşanmıştır aslında.

Telefonun bulunuş öyküsü sözgelimi; çoğumuz biliriz, ama cep telefonunun bulunuş öyküsünü hiç duyduk mu acaba? Buna bilgisayarın, internetin, e-postanın, Facebook’un, WhatsApp’ın bulunuş öykülerini de ekleyebiliriz; elektriğin, oksijenin, DNA’nın, aspirinin, röntgenin bulunuş öykülerini de… Dünya’mızın yuvarlak olduğunu, döndüğünü ilk kim, nasıl buldu? Yaşını kim, çevresini kim hesapladı? Yine Dünya’mızın ilk oluşumu, yani doğuşu nasıl oldu? Ya küresel ısınmanın, sera gazlarının, ilk hava tahmininin öyküleri?..

Gündelik hayatımızı kolaylaştıran buluşlardan sonra buzdolabının, klimanın, tükenmezkalemin, blucinin, trafik ışıklarının, kedi kumunun “Ben Buldum!” anları nasıldı?

Süleyman Bulut

SÜLEYMAN BULUT, 1954 yılında, Konya’da, Beyşehir’in Tolca köyünde doğdu. İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi’ni bitirdi. İktisat okurken, rakamlardan çok harfleri sevdiğini fark edince yazmaya başladı. İlk ürünleri olan radyo oyunları İstanbul Radyosu’nda yayınlandı. Derlemeler yaptı. Yıllardır çocuklar için yazdı. Şimdilerde büyümeye çalışıyor, yetişkinler için yazarak.

TADIMLIK

MARTIN COOPER, 1970’lerde telefon sektörünün ikinci büyüğü Motorola’nın Araştırma Laboratuvarı şefiydi.

Sektörün lideri AT&T Bell, 1972’de araç telefonunu geliştirince, ARGE mühendislerini toplayan Cooper, “AT&T Bell’in bu atağına daha ileri bir atakla karşılık vermezsek piyasadan siliniriz…” dedi ve hedefi gösterdi:

“Onlar telefonu masadan, kablodan kurtarıp araca taşıyarak telefonu özgürleştirdiler… Biz daha ileri gidip, telefonu kullananları, konuşanları özgürleştirmeliyiz!”

Motorola mühendisleri Cooper’ın liderliğinde hemen harekete geçtiler.

Adım adım ilerletilen hesaplamalar ve defalarca tekrarlanan denemeler sonunda elde taşınabilir bir telefon yaptıklarında hem heyecanlı hem de kuşkuluydular: ARGE içinde konuşabildikleri bu mobil telefonla sokakta, caddede konuşabilecekler miydi?

3 Nisan 1973’te, Martin Cooper, elinde 25,4 santim uzunluğunda, 1 kilo 100 gram ağırlığında, “tuğla” gibi bir telefonla New York’un 6. Caddesi’nde yürümeye başladığında kimi arayabileceğini düşünüyordu.

En büyük rakipleri AT&T Bell’in ARGE müdürü Joel Engel geldi aklına. Tuşlara heyecanla basıp, karşıdan telefon açılır açılınca,

“Selam Dr. Joel Engel… Ben Martin Cooper,” dedi.

“Selam,” dedi Joel Engel.

“Joel, caddeden arıyorum seni…”

“Nasıl?!”

“Mobil bir telefondan konuşuyorum!”

Martin Cooper, yıllar sonra o ânı şöyle anlattı:

“Elbette çok kibardı Joel Engel, ama dişlerini gıcırdattığını çok iyi duyabiliyordum…”

“Selam Dr. Joel Engel,” cep telefonundan duyulan ilk cümle oldu.