John Steinbeck’in Kaliforniya’daki gençlik döneminden yaşamının son günlerine kadar yazmayı sürdürdüğü binlerce mektup arasından derlenen “Mektuplarda Bir Yaşam” (Çeviren Sevim Gündüz) adlı seçkiden, yazar A. Grove Day’e yazdığı mektubu tadımlık olarak sunuyoruz.

A. Grove Day’e

Aralık 1929, 24-41 Fillmore Street, San Francisco

Mektubuna hemen yanıt veriyorum.

Özellikle senin düzenli yazıya, yazım kurallarını iyi bilmeye, her küçük haylaz virgülü yerli yerinde kullanmaya ilişkin görüşlerine yanıt vermek istiyorum. Sen bunun bir “biçim” ve bir sanat olduğunu söylüyor, “basılmış sözcük”ten söz ediyorsun. Ben “basılmış sözcüklere” ilgi duymuyorum. Yazı ya da baskı diye bir şey olmasa da yazmayı sürdürürdüm. Benim sözcükleri yazışım unutulmamaları içindir. Sözcükler yazılmaktan çok konuşulmak içindir bence. Ben bir sekreter değil, daha çok bir Ortaçağ saz şairiyim. Senin sanatın benimkinden ayrı. O zaman senin kuralların bana nasıl uyar? Benim sözüm tamamlanınca onları işini iyi bilen bir sekretere veririm. O da virgülleri yerli yerine öyle iyi yerleştirir, sözcükleri öyle doğru yazar ki bir öğretmen bile onları okurken kusur bulamaz. Bunun derdini ben niye çekeyim? Yeryüzünde doğru yazı yazan milyonlarca insan var ama benim gibi söyleyecek sözü olan birkaç bin kişi bile yok.

Sana yeni kitabımla ilgili yanlış bilgiler vermiş olmalıyım. Hemingway’in “The Killers” (Katiller) dışında hiçbir yapıtını okumadım. Ne seslere ne de resimlere olan ilgimi yitirdim. Yalnızca hiçbir şey söylemeyen sözcükleri atmaya çalıştım. Çalışırken çok okumam, çünkü romanların yazsan da yazmasan da bir süreklilikleri vardır. Gecenin ortasında romanla ilgili bir düş görüp uyanabilir ya da bir kızı romandaki gibi öpebilirsin. Hep, “Bunu böyle yapmalıyım, şu bölümleri şöyle değiştirmeliyim,” diye düşünürsün. Kalemi elinden bıraktığın zaman roman da durmaz, tersine yaşamını sürdürür.

Gelecek hafta belki Carol’la* birlikte Los Angeles’a giderim. Kentin dışındaki mahallelerin birinde küçük bir ev bulabiliriz herhalde. Bizi görmeye gelirsin. Çok paramız yok ama buralarda yaşam ucuz. Belki sen de bize yakın bir yere yerleşmek istersin. Stanford’ı sevmiyorum. Hiç sevmedim. Oradakiler taklitçi ve kendini beğenmiş. Güneyde bir iş bulabilirsin. Ateşin önüne oturup konuşurduk ya da tepelerde yürür, bir yandan da sohbet ederdik. Carol’ı tanımanı isterdim. Carol yazı yazmaz, dans etmez, piyano çalmaz, öyle pek duyarlı da değil. Ama atlar, köpekler, küçük çocuklar, ayakkabı boyacıları, işçiler onu çok sever. Duyarlı kişiler onu sevmez.

Bana çabuk yaz.

John

* Steinbeck’in ilk eşi. (ç.n.)