Aşağıda 25 soruluk küçük bir yarışmamız var. Bu yarışmayı LitHub sitesinde Emily Temple’ın hazırladığı 100 soruluk testten faydalanarak oluşturduk ama Türkçe eserlerden sorular da ekledik. Soruların yanıtlarını testin sonunda bulabilirsiniz. Yarışmamız ödüllüdür.*

Aşağıda ünlü eserlerden alıntılar var. Alıntılanan parçaları okuyarak eseri tahmin etmeye çalışacaksınız. Kolay gelsin!

1

Zamanların en iyisiydi, zamanların en kötüsüydü, hem akıl çağıydı, hem aptallık, hem inanç devriydi, hem de kuşku, Aydınlık mevsimiydi, Karanlık mevsimiydi, hem umut baharı, hem umutsuzluk kışıydı, hem her şeyimiz vardı, hem hiçbir şeyimiz yoktu.

2

Kış geliyor.

3

Parası pulu olan her bekâr erkeğin kendine bir yaşam arkadaşı seçmesinin kaçınılmaz olduğu, herkesçe benimsenen bir gerçektir.

4

Anlatacaklarımı gerçekten dinleyecekseniz, herhalde önce nerede doğduğumu, rezil çocukluğumun nasıl geçtiğini, ben doğmadan önce annemle babamın nasıl tanıştıklarını, tüm o David Copperfield zırvalıklarını filan da bilmek istersiniz, ama ben pek anlatmak istemiyorum.

5

Çocuklar korkunç Allahım,
Elleri, yüzleri, saçları.
Uyurlar bütün gece
Yok sana ihtiyaçları.

6

Hava güzel, havada bahar, masada biram var. Saat bilmem kaç, kafam kıyak. Rüzgârlar hafiften hafiften bu ikindi vakti. Dostların Yeri’ndeki yerimdeyim ve İsmet Abi, yani buranın patronu da her zamanki yerinde; önünde kâğıtlar, elinde kalem, harıl harıl çalışıyor.

7

Gregor Samsa bir sabah huzursuz düşlerinden uyandığında, kendini yatağında korkunç bir haşereye dönüşmüş buldu.

8

Ben bir gözlemciyim, uluslararası bir gözlemci. Gece uyurken bile gözlemcilik görevimi elden bırakmam. Gazinoda oturanlar, işportacılar, memurlar, müdürler, satınalma kurulu üyeleri, şoförler, karaborsacılar, önemli derneklerin genelyazmanları, orospular, hırsızlar, aydınlar hep benim gözlemim altındadır. Ben, bu gözlemciliğe, çalıştığım Tütün Yaprakevi’nin deposunda alıştım. İşimin, günün yirmi dört saatinde etrafı kolaçan etmek olması beni, ister istemez, kimi gerçeklere varmağa, gerçeklerin öteki yanlarını, üçüncü yanını, dördüncü yanını, beşinci, on beşinci, otuz beşinci yanını görmeğe götürüyordu. Benim bu görevimi çokları anlamamıştır. Gözlem gücümü depodaki işlere açık tutuşumun, tütünlerin havalandırılması gerektiğini şeflerime haber verişimin özel bir anlamı olduğuna kulak asmayanlar: Ulan, şuna açıkça bekçiyim desene, diye bana çıkışmışlardır.

9

Onlar ki toprakta karınca,
                                   suda balık,
                                                havada kuş kadar
                                                             çokturlar;

korkak,
            cesur,
                     câhil,
                             hakîm
                                      ve çocukturlar
ve kahreden
                 yaratan ki onlardır,
destânımızda yalnız onların mâceraları vardır.

10

Savaş barıştır. Özgürlük köleliktir. Cahillik güçtür.

11

Nisan en zalim aydır, gövertir
Leylakları ölü toprakta, yoğurur
Anılarla istekleri, uyarır
Uyuşuk kökleri bahar yağmuruyla.

12

Yakmak bir zevkti.

13

Seni bir yaz gününe benzetmek mi, ne gezer?
Çok daha güzelsin sen, çok daha cana yakın:
Taze tomurcukları sert rüzgârlar örseler,
Kısacıktır süresi yeryüzünde bir yazın

14

Sevgi sabırlıdır, sevgi şefkatlidir. Sevgi kıskanmaz, övünmez, böbürlenmez. Sevgi kaba davranmaz, kendi çıkarını aramaz, kolayca öfkelenmez, kötülüğün hesabını tutmaz. Sevgi haksızlığa sevinmez, ama gerçek olanla sevinir. Sevgi her şeye katlanır, her şeye inanır, her şeyi ümit eder, her şeye dayanır.

15

Lucy’nin işleri sıraya konmuştu zaten. Kapılar menteşelerinden çıkarılacaktı; Rumpelmayer’in adamları geliyordu. Hem ne güzel bir sabah, diye düşündü Clarissa Dalloway, kumsaldaki çocuklara üleştirilmiş gibi taptaze.

16

Bir gün bir kitap okudum ve bütün hayatım değişti.

17

Bütün mutlu aileler birbirine benzer, her mutsuz ailenin mutsuzluğu kendine özgüdür.

18

Hiç bir şeyden çekmedi dünyada
Nasırdan çektiği kadar.

19

Santiago Nasar, onu öldürecekleri gün, piskoposun geleceği gemiyi karşılamak için sabah saat 05.30’da kalkmıştı.

20

Vereceğim sır çok basit: İnsan ancak yüreğiyle baktığı zaman doğruyu görebilir. Gerçeğin mayası gözle görülmez.

21

Devrim, vaktiyle bir ihtimaldi ve çok güzeldi.

22

İkimiz birden sevinebiliriz göğe bakalım

23

Beni en çok suçtan arınmışlığım tedirgin ediyor.

24

Cumhuriyetin ilk günleri gibiydi yüzün.

25

Uyumayacaksın
Memleketinin hali
Seni seslerle uyandıracak
Oturup yazacaksın
Çünkü sen artık o sen değilsin
Sen şimdi ıssız bir telgrafhane gibisin

YANITLAR

1- İki Şehrin Hikâyesi, Charles Dickens (Çev. Meram Arvas)

2- Taht Oyunları / Buz ve Ateşin Şarkısı, George R. R. Martin (Çev. Sibel Alaş)

3- Aşk ve Gurur, Jane Austen (Çev. Nihal Yeğinobalı)

4- Çavdar Tarlasında Çocuklar, J.D. Salinger, (Çev. Coşkun Yerli)

5- Çocuk ve Allah, Fazıl Hüsnü Dağlarca

6- Nolya, Cemil Kavukçu

7- Dönüşüm, Franz Kafka (Çev. Tanıl Bora)

8- Dört Köşeli Üçgen, Salâh Birsel

9- Kuvâyi Milliye Destanı, Nazım Hikmet

10- Bin Dokuz Yüz Seksen Dört, George Orwell (Çev. Celâl Üster)

11- Çorak Ülke, T.S. Eliot (Çev. Suphi Aytimur)

12- Fahrenheit 451, Ray Bradbury (Çev. Dost Körpe)

13- 18. Sone, William Shakespeare (Çev. Talât Sait Halman)

14- Yeni Ahit, 1. Korintliler, 13. Bap (kutsal-kitap.net)

15- Mrs. Dalloway, Virginia Woolf (Çev. Tomris Uyar)

16- Yeni Hayat, Orhan Pamuk

17- Anna Karenina, Lev Tolstoy (Çev. Uğur Büke)

18- Kitabe-i Seng-i Mezar, Orhan Veli

19- Kırmızı Pazartesi, Gabriel García Márquez (Çev. İnci Kut)

20- Küçük Prens, Antoine de Saint-Exupery (Çev. Cemal Süreya & Tomris Uyar)

21- Tol, Murat Uyurkulak

22- Göğe Bakma Durağı, Turgut Uyar

23- Bin Hüzünlü Haz, Hasan Ali Toptaş

24- Üç Kez Seni Seviyorum Diye Uyandım, İlhan Berk

25- Telgrafhane, Melih Cevdet Anday

* Tebrikler, kazandınız! Ödülünüz bir saat kitap okumak. Hadi yine iyisiniz.