Fırat Demir’in ikinci öykü kitabı “Bazı Günahlar” Kanguru Yayınları tarafından yayımlandı.

Tanıtım bülteninden:

“Bir zamanlar gökkuşağı gibi parlarken gökyüzünde, panayırlar kurulurken suratınızın orta yerine ve insanların kalbini yangın yerine dönüştürüverirken küçük bir öpüşünüz; gün gelir, münasebetsiz bir yabancı olursunuz, köy bakkallarında satılan ucuz mumlar gibi erir, eriyen mumların aydınlatmayı beceremediği duvarlarda kendi unutuluşunuzun başrolünde oynarsınız. Bir kılıç saplanır göğsünüze, Orhun Yazıtlarını tersten okursunuz. Haritada bulmak ne zordur Moğolistan’ı sonra.”

Zamanın sonradan somutlaştırılmış yarı gerçekliğini bükmekten çekinmiyor Fırat Demir bir kez daha; geçmiş zamanın artık şimdi değiline korkusuzca başkaldırırken, şimdiki zamanın çoktan geçip gitmişliğine ise çaresizce boyun eğiyor… Anlamlı bir zamansızlığa erişemeden, anlamsız bir zamanda geziniyor kelimeleri… Kendi unutuluşunun başrolünde oynayan normal insanların seslenişleri dokunuyor kalemine. Turuncu bir yaz gününde Allah’a sövmeye korkan çocuklar, Magirus’un radyosunda çalan cızırtısız türküler, alçıya alınamayan kalp kırıkları, Rage Against The Machine dinlerken kulağına isyan kaçanlar… İntihar edenlere üzülmemek bir tercih midir peki? Hayata tutkuyla bağlanan birisi, hüzünle terbiye edilmeyi göze almalı mıdır yoksa? Hepsinden öte, Fırat Demir’in, Hz. İsa’ya meydan okuma cesareti olmayan anti kahramanları, önce kendilerine çekiyor fırçayı: “Gelmeyen devrimin vebali, devrimi düşleyip de düzene ayak uyduranların boynunadır.”

Fırat Demir

FIRAT DEMİR 1987 yılında doğdu. Çocukluğunun kışlarını İstanbul’da, yazlarını Gönen’de geçirdi. Spor yazarlığı yaptı. “Bugün Biraz Peygamberim” isimli öyküsü, Fantazya ve Bilimkurgu Sanatları Derneği tarafından ödüle değer görüldü. İlk kitabı “Ah Müjgân Gibi” 2017 yılında yayımlandı.