Eylem Te

“sakız sardunyaları salkım salkım sarkıyor saksılardan”
tekerleniyor cümle
fesleğen hoşnut
yerde su izi, serin
masaya denizi koymuş rüzgar
ben ikinci teki yarılamışım
kızıldır
akşamüstüdür
kedi hangi kokunun peşinde
tabakta peynir, börülce
ve erik

inceden kabartıyor hisli bir keman

kulağım iyiymiş ama
parmaklarım güzel olsaymış
bu el babannemin, soydan say
kırmızı oje arttırırmış enerjinin dişisini
kollarımda damacana pazusuymuş
uzatmayacağım saçımı

üç beş dize geçmiş aklımdan
dalıp gitmişim adalara, foça’lara, kaş’lara
“iyi de pelin ben kime ağladım, yüzü yok”
alt dudağım yine başına buyruk
hüzünlere uğramış
elimle dağıtmışım havayı

şerefe kendim

ne eksiğim bu masada
ne tamam

Eylem Te