1-Ayna.

Sen anca kendini düzelt aynada. Bak bakalım hâlâ dönüyor mu koyduğun son plak. Unutturamazdı değil mi onu hiç kimse? Unutulsan da sen. Çocuk olduğu için uyumamakta haklıdır çocuk. Peki sen, mirim. Seyrek sakallı kardinalim. Yuvarlak ayna otoportresi. Senin ağzın kum havuzu pîrim, gıcırdıyorsun da ha bire, uykusuz. Nereye kadar?

2-Nerede kum?

Sizdeki masif bir öykülem. Saygı duyuyoruz. Kurgunuz bol olsun. Ve fakat pek de okunaklı değil yazdıklarınız. Sizi okuduktan sonra kağıtsı bir lif kalıyor dişlerimizin arasında. Hani nerede kum? Bir kupon yedeği ağzımızda kalan. Tercüman kuponu. Yazdıklarınızı biraz daha biriktirsek bir siyah beyaz Schaub Lorenz alacağız. Turgut Özalsız. Evimiz de şenlenir, olsun, güzel olur.

3-Kağıt-Kayıt.

Kâğıtsı. Kâğıt gibi görünen. Kâğıda düşüldüğünde, kayıt gibi görünen. Orada kalmayan. Uçmayan. Uçamayan bir türlü. Kasıt var burada, hey! Kayıt, kasıtlı bir uzun ömür arayışı. Gitmeyen. Kayıt, imge yüklü mekkâre. İşte böyle. Oradan oraya.

4-Mekkâre.

Adrenalin yüklü mekkâre. Pedallı Pejo. Rent a Bike Raci. Playmen almakla, Pejo kiralamak arasında gidip gelen aklın son durağı. Bir risk gişesi. Provizyonu, evin reisinin mahalledeki itibarından peşinen alınmış mobilize zevk. Oradan oraya. İşte böyle.

5-Zevk.

Petibörlü pasta. Pentürler abstract. İnceli kalınlı kakao geçişleri. Bisküvi üzerine karışık teknik, farklı bir zevk. Heykelsi. Yatay monolit. Ey on beşsiz on beşsiz! Daha öncekiler bir türlü kutlanamadığı için on beş yerine, tek mum. Sorsan, doğumum daha dün gibi ama pastasız geçmiş on beş yıl. Gelecek on beşin belirsizliğine tek mum. İşte sen o gün aydınlanmışsın lordum.

6-Benlik hiyerarşisi.

Zeytin çekirdeğini defalarca emerek katık eden öncüller. Benliği, açlığın da altında konumlandırmış dedelerden kalan, çekinik potansiyel. Bir süre bu öncüllerin etkisinde yazdım. Çizdim. Elimi bile kaldırmadım görünmemek için, ki görünürlüğün iyi puan aldığı zamanlardı.

Ve fakat ruhuma cetvelle vurdular / âh cânım / gel iyileşelim artık. Yıllar sonra bir kısa hikâyede kardinal yaptım kendimi, lord yaptım.

7-Cetvel vınlaması.

Bir tınıyı gelecek kuşaklara aktarmakla vazifeliyim. Davul çaldım. Keman da öğrenirim. Metin tonlarım. Düze yazarım. Aksağa koşarım. Kulağa inen her tokadın, tokat gibi sözlerin notasını bilirim. Beni bir tınıyla dövdüler. Kulağım bu yüzden absolut.

Tansu M. Gülaydın