Ergin Günçe’nin kitaplarında yer almayan iki şiirini bize ileten değerli Kaya Tanış’a teşekkür ederiz.

Aptal arılar şarkısı

Nasıl bir koku durur yeni balla
Nasıl dünyadan geçeriz o çiçeklerle
Nasıl bir koku gelir durur yeni balla
Kendimizden geçeriz hele nasıl.

Ah şu koku, ah şu yumuşak vızıltı, ah!
Gök maviliğinde gelip donmuş
Ah, şu koku, ah şu yumuşak vızıltı, ah!
Ve her yerde kısa süren mutluluk.

Bize el-eder tüm o gizli yaratıklar
Bahçelere önümüze usulca açılan
Çağırır bizi tüm o güzel yaratıklar
Çağırır o gizle güle bizi

Yaşamamızdan çevremizden uzakta
Geziler bitinde sonra sonra
Yaşamamızdan çevremizden uzakta
Tacımızı göğe atıp kaçarız.

Bu doğanın malı olan hiç kimse
Aşkını, mutunu kesmez artık
Bu doğanın malı olan hiç kimse
Artık ölümü gözlüyemez.

Gitti uzaklara birdaha gelemez sanma sakın
Daha bir parlak uzaklarda şimdi o
Gitti bir daha dönecek sanmıyasın
Sakın bu belirsiz ize aldanma.

Uçuyoruz ve yiti-yitiveriyoruz
Çözülüyoruz ve kırklara karışmak denir bizimkine
Uçuyoruz ve yiti-yitiveriyoruz
Herşey ışıltılı herşey parlak

İşte kar yağıyor işte ölümün kara kucağı
Yuvalara yavaşça inişi onun
İşte kar yağıyor işte ölümün kara kucağı
İşte usul usul kovana yerleşen o.

Kaynak: Salkım dergisi, yıl 1957, sayı: 43


Kar Bahçesi

Çömelmiş orta yere dedik
Kızdı
Yandı genişleyince duvarlar
Eridi büyüdü

Islık kulaklarında evinde ot
Yorgandan oynayarak çıktı
Budak budak kaçtı bütün bakışlar
Uyku güzelliğinizi kırabilir

Yemin dedim
Titrek büyüsüz
Ekmeksizlik ve benzerleri
Bir cami dolu günahım var.

Soğudu birden
Dudak bulamıyan ıslık
Çocuk dedim
Ölümde korkusuz

Kanırdı çakılar, cepte duramadı
Fırtına tükeneli çok yoktu
Yeniden karlandı bahçe
Çevre güneşten kanıyordu

Eline geçiren mum değnek tarak
Çıktılar günü kovalamaya
Paçavra gibi dittiler bahçeyi

Tanrı içlerinden boşaltıncaya dek
Çekilmez güneşteki kar
Birazdan boğa gibi bağırıp
Atarsın büyünü – yemini sırtından

Yine birazdan
Çömelmiş ıslıklarda oyun başlar
Kar bahçesi kalır yalnız
Çocuk hiç birinden korkmaz
Güneşten korktuğu kadar

Kaynak: Doğuş dergisi, yıl 1955, sayı: 2