Sherwood Anderson’ın “Yumurta” adlı öykü kitabı Vacilando Kitap tarafından yayımlandı. Kitabı, çevirmeni Gül Alkan Oduncu ile konuştuk.

Gül Alkan Oduncu

“Yumurta”yı çevirmeye nasıl karar verdiniz?

Vacilando Kitap’ın kurucusu Mustafa Okumuş, Sherwood Anderson’ın öykülerini incelemem için bana gönderdi. Ben de eserleri okuyunca oldukça etkilendim ve çevirmeye karar verdim.

Çevirmen olarak kendinizden kısaca bahseder misiniz? Ne tür kitaplar çeviriyorsunuz? Yazarlara sorulur, biz de çevirmen olarak size soralım: Bir çeviri rutininiz var mı?

Marmara Üniversitesi İngilizce Öğretmenliği mezunuyum. Çeviri derslerimizi çok severdim. Çocuk-yetişkin edebiyatı ayırt etmeden çeviriler yaptık. Mezun olduktan sonra da akademik makalelerin çevirisine ağırlık verdim. Mustafa Okumuş’un beni cesaretlendirmesi ile ‘’Yumurta’’ adlı ilk edebi çevirimi yaptım. Belli bir çeviri rutinim yok ancak sessiz bir ortamda ve gece çalışmayı tercih ediyorum.

“Yumurta”nın çevirisine gelelim. Nasıl bir süreçti, ne kadar sürdü, ne gibi zorluklarla karşılaştınız?

Kitabın çevirisi yaklaşık beş ay sürdü. Bu süreçte öyküleri kendi dilinde defalarca okudum. Ben de yarattığı etkiyi kendi dilimde karşımdakilere geçirebilmek için çeviriyi de çok defa okuyup, düzenlemelere gittim. Çeviri yaparken öğrendim de. Zorluk olarak şunu söyleyebiliriz; öykülerde geçen bazı eşyalar günümüzde kullanılmıyor, unutulup gitmişler. Haliyle karşılığını bulamadığım kelimeleri araştırmak vakit aldı. Ancak bu kısım benim için daha heyecanlı ve eğlenceli geçti.

Çevirmeden önce okuduğunuz, sevdiğiniz, aşina olduğunuz bir yazar mıydı Sherwood Anderson? Yoksa çevirmeye karar verdikten sonra mı tanıdınız?

Çevirmeye karar verdikten sonra tanıdım. Daha önce yazarı hiç duymamıştım.

Sherwood Anderson orijinal dilinde nasıl bir yazar sizce? Dil kullanımı, üslubu, öne çıkan özellikleri neler?

Yazarın dili oldukça yalın ve akıcı. Öykülerinde oldukça cesur ve çarpıcı bir anlatıma sahip. Kullandığı betimleyici dil ve karakterler o kadar net ki, bir zaman sonra karakteri sahiplendirip ona sempati duyulmasını sağlıyor. Dünyaya ve karakterlerine gerçekçi bir bakışı var. Basit ve doğrudan cümleleri kullanmış olması okuyucuyu daha da dikkatli olmaya zorluyor çünkü çok küçük ayrıntılarda okuyucuyu şaşırtacak çok şey gizli. Okuyucu Anderson’ın sözlerini sindirirken, zihni kurguyu gerçeğe dönüştürüyor. Genellikle öykülerinde bir anlatıcı var ve bu anlatıcı öykünün ana karakteridir.

Çevirmen olarak kitapta sizi özellikle çok etkileyen bir bölüm var mı? Varsa hangisi ya da hangileri?

Öykülerin hepsini çok beğendim. Ancak beni en çok etkileyen öykü ‘’Kahverengi Paltolu Adam’’ oldu. Karakterin ruh hali, yazarın kullandığı betimlemeler, şiirler ve öykünün hiç beklemediğim bir şekilde sonlanması beni çok etkiledi.