Günümüz edebiyat dergileri ve fanzinlerini sıkı takip eden bir okursanız Volkan Tepe ismi ile karşılaşmamış olma ihtimaliniz düşük. Volkan Tepe aslen bir hukukçu olmakla birlikte özellikle son bir yıldır birçok mecrada ismine denk gelinen, genç kuşaktan bir şair. Şiirden, Sadece Şiir, Eliz, Sincan İstasyonu, Yelkensiz, Varlık gibi birbirinden kıymetli yayınlarda şiirleri yayımlandı, ismi geçti bu genç şairin. Geçtiğimiz Aralık ayında da Şiirden Yayınları etiketiyle ve Metin Cengiz öncülüğünde bir kitapla taçlandırıldı bu istikrarlı üretim.

Volkan Tepe, Otopsi Raporu adını verdiği kitabıyla yazarlık kariyerine sessiz ama derinden bir giriş yaptı diyebiliriz. Katil ve Maktul başlıklı iki bölümden oluşan kitap toplam 30 şiir ve 54 sayfadan oluşuyor. Öncelikle arka kapak yazısını yazan Metin Cengiz ne demiş Volkan Tepe hakkında, ona bakalım dilerseniz:

“Bazı şairler hayata olumlu yönden bakarlar ve bu bakışın sonucu aşk ve umut şairi olurlar. Şairlerin çoğu böyledir, elbette bu şairlerin acıyı, hüznü yazmadıklarını söylemek istemiyorum ama bu şiirlerinde bile umudun sisi, aşkın ve sevginin parıltısı gözükür. Bazı şairlerse hayatı olumsuz yüzünden görürler ve dibe vurmuşluğu, vurgun yemişliği yazarlar, acının gerçek şairleridir bunlar. Hüzün bile acının şavkıyla titre böyle şiirlerde. Volkan Tepe hayatı tam anlamıyla olumsuz yüzünden gören şairlerden. Her şiiri bize derin bir yaralanmışlığı, umutsuzluğu, acıyı, dipte çırpınmanın bir kader olduğunu sezinletir, düşündürür. Ender şairlerdendir bu bağlamda. O da şiirlerinde acının hayatın bir yüzü olduğunu değil kendisi olduğunu söyler her zaman. Zira acının da bir sonu vardır ama hayat zaten kirli ve pis ise hayat başka türlü nasıl olabilir? Böyle bir hayat şair birey için asla umut vaat etmez, aşk ve umut yaşanacaksa bu cangılda yaşanmaya mahkumdur. Bu poetik duruş ve şiiri nasıl inşa edeceği hususunda yaman bir bilinç birleşince farklı ve tertemiz bir şiir okuyoruz. Aşağıdaki şiirde Volkan Tepe’nin poetik bir duruş olarak hayata bakışının bütün yönlerini görüyoruz. Bu kitabı yayımlamak şiire ve hayata çok seyrek rastladığımız farklı bir bakışı kazandıracaktır şiirimize.”

Volkan Tepe’nin işbu kitabından rastgele bir sayfayı açıp denk gelen mısraları okuduğunuz zaman Metin Cengiz’in söylediklerindeki haklılık payına doğrudan şahit oluyorsunuz. Genç şair, aslen hukukçu olmanın getirdiği bazı imgeleri şiirinin mayası olarak kullanıyor ve böylelikle okuruna somut melankoliyle yoğrulmuş bir dünya sunuyor. Şiirlerinde çokça geçen cinayet, intihar, ölüm, alkol vb. kelimeler, ucuz otel odalarında geçen sonu hüsranla biten aşk maceraları, kanlı canlı, elle dokunulur derecede sahici mutsuzluklar Tepe’nin penceresine tünemiş olan ve bizzat şahidi olduğu o olumsuz/karanlık dünyadan bize yansıyan izler. Tıpkı Deniz Şenöz tarafından kitaba yapılan kapak resmi gibi, okuyanın da kalbine iğneler batıran bir şiir anlayışı bu. Ve en önemlisi, biraz evvel de değindiğim üzere soyut bir şiir değil söz konusu olan. Şiirimize hakim en büyük yanılgılardan birinin tuzağına düşmüyor Volkan Tepe, “bireysel” yazıyor fakat soyut yazmıyor. Türk şiirine 2000’li yıllardan bu yana gitgide artarak yerleşen ve İkinci Yeni şiirinin ilk dönemlerinde dilimize getirmiş olduğu karmaşık hali referans alan, içsel olduğu kadar kabuğuna kapanmış olan çağdaş şairlerden değil Tepe. Söz oyunları geleneksel şiire yakın, fakat tutucu değil. Yeniye kapısını kapamayan ama okurun anlaşılmazlık labirentlerinde kaybolmasına sebep olmayan bir şiir.

Otopsi Raporu, yazının başlığında da değindiğim gibi “ruhu yamalı bir şair” Volkan Tepe’nin ilk dönem ve son dönem şiirlerini bir araya getirdiği bir ilk kitap. Daha fazlasını vaat eden, ileride çok daha iyi kitaplar okuyacağımızı müjdeleyen bir kitap.

Mustafa Seyfi