Hüseyin Bargan tarafından yayına hazırlanan kitap Timaş Tarih dizisi kapsamında Eylül ayında okurla buluşacak.

Tanıtım bülteninden:

Fecr-i Âti topluluğunun en etkili isimlerinden Cemil Süleyman, Almanya’ya sipariş edilen yolcu gemilerini almak üzere gönderilen mürettebatın doktoru olarak görevlendirilmiştir. Süleyman bu amaçla 1939’da –Avrupa’nın ve dolayısıyla dünyanın da kaderini değiştiren savaştan hemen önce– kısa süreli bir Avrupa seyahatine çıkar. Kaleme aldığı seyahat notları, edebî dili, keskin zekâsı ve güçlü gözlem yeteneğiyle birleşince sıradan bir gezi günlüğü olmaktan çıkıp, II. Dünya Savaşı öncesi Avrupa’nın nabzını tutan, okuması müthiş keyifli bir seyahatnameye dönüşür.

“Halkın çehresine bakıyorum. Herkes neşe içinde. Hani ya harp tehlikesi vardı? Hiç kimse korkuyu aklına bile getirmiyor. Herkes gülüyor, şakalaşıyor, şarkı söylüyor, ıslık çalıyor.”

Cemil Süleyman’ın Bükreş ziyaretinden.

Cemil Süleyman’ın bindiği tren bizi önce Romanya’ya götürür, orada insanların ufukta beliren savaşa karşı kayıtsızlığına şaşıran yazar, bir sonraki durağı Polonya’da ise Almanya ile Polonya arasında kalan, her iki tarafın da üzerinde hak iddia ettiği ve uğruna savaş noktasına geldikleri Danzig meselesinin gündeme hâkim olduğuna şahit olur. Polonya halkı savaş ihtimalini çoktan göze almıştır ve bu uğurda canını vermeye hazırdır. Ardından yolculuğuna gemiyle devam eden yazar, ziyaret ettiği ülkeler arasında savaş havasını belki de en yoğun şekilde Almanya’da hisseder: Friedrichstraze’den sert adımlarla geçerek gösteri yapan askerler, top ve cephane dolu yüzlerce vagonun sevkiyatı, gıda fiyatlarında görülen kayda değer artış, yiyecek kıtlığı ve nihayetinde Yahudi vatandaşlara ardı ardına getirilen yasaklar… Tüm bunlara birinci elden tanıklık eden Cemil Süleyman, Avrupa’daki son durağı Hollanda’da ise hava donanmasının tatbikatına rast gelir. Böylece başlamak üzere olan II. Dünya Savaşı’nın bütün kıtaya sirayet eden havasını teneffüs etme imkânı bulur. Bu kıymetli gözlemleri kendi tecrübelerinin imbiğinden geçiren Cemil Süleyman gerçekçi tespitlerle dönemin Avrupası’nı gözler önüne serer.