Gökhan Arslan

kediyi sevdim, bulaşıkları yıkadım, çarşafı düzelttim
on bine kadar saydım içimden içimden dağları oynattım
bir şey eksik dedim evde, evde hep bir şeyler eksik olur
bir çalı tedirginliği, gevşemiş musluk contası, oda spreyi
balkonda sandalyeyi yağmalayan kargaların neşesi
doğu alman milli takımının son maçı gibi hüzünlü
bir şeyler eksik olsun diye vardır evler
pazartesiye konan teselli, bayram sabahına sabotaj
bir ağacı bir ağaçla çiftleştirme isteği

denize kadar saydım içimden, içimden çayı demledim
teki tekine uymayan çoraplar, tıkanmış banyo gideri
temizledim boş akvaryumu, suyu suyla boğdum
rutinin zarafeti, sessizliğin zaferi, zirvesi tembelliğin
evin hafızasında birbirine girmiş anılar, resetledim
perdeyi gökyüzüne kadar araladım, kapıları sokağa
yeni baştan dizdim kitapları, bardakları ve yaraları
büzüşmüş domates dilimi, çürümüş marul, dişleri azalmış nar
hatırlanan ütü masası, karnı guruldayan süpürge
hep bir şeyler eksik olur evde, cezve askıda paslanır
dışarıda kalır çocukluk, rüyalar merdivene yaslanır

kediyi sevdim, ölümü uyuttum, yatağa uzandım
usulca kapadım gözlerimi, taşlara hazırlandım

Gökhan Arslan